CimpactPRO Partner Switch to English Danışma Hattı 0 (850) 346 33 11
CimpactPro SUITE Yazılım Ailesi

CimpactPro yazılım ailesi ile tek platformda, dört güçlü çözüm, bir sürdürülebilir gelecek.

Keşfedin
Sürdürülebilirlik Dünyasından Haberler Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2025 5 dk. Okuma Süresi

COP30'da

COP30'da

Fosil Yakıt Çıkmazı ve ABD'nin Yokluğu Zirveye Damga Vurdu

Brezilya'nın Belem kentinde gerçekleşen tarihi iklim zirvesi COP30, tartışmalı bir finalle sona erdi. Dünyanın kaderini belirleyecek iklim anlaşması, fosil yakıtlardan hızlı çıkış bekleyen Avrupa ülkeleri için "hayal kırıklığı" yaratırken, ABD'nin masadaki boşluğu ve petrol devlerinin direnci zirvenin kaderini belirledi.

Birleşmiş Milletler'in yıllık iklim toplantısı COP30, küresel ısınmayla mücadelede kritik bir virajı geride bıraktı. Brezilya'nın ev sahipliğinde gerçekleşen ve "Mutirão" adı verilen nihai anlaşma ile sonlanan zirve, bilimsel gerçekler ile siyasi çıkarlar arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi. Gece geç saatlere kadar süren müzakereler sonucunda varılan mutabakat, fosil yakıt kullanımını azaltmaya yönelik eylemleri "zorunlu" değil "gönüllü" statüsünde bırakınca, aralarında İngiltere ve Avrupa Birliği üyelerinin de bulunduğu 80'den fazla ülke sonuçtan duyduğu memnuniyetsizliği gizlemedi.

 

Kolombiya'dan sert tepki: Bilimsel kanıtlar ortada

Zirvenin en gergin anlarından biri, Kolombiya heyetinin genel kuruldaki çıkışıydı. Kolombiya İklim Delegesi Daniela Duran Gonzalez, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75'inden fazlasının fosil yakıtlardan kaynaklandığına dair ellerinde yeterli bilimsel kanıt olduğunu vurgulayarak, başkanlığın itirazlara fırsat tanımadan süreci oldubittiye getirmesini sert bir dille eleştirdi. Gonzalez'in "İklim Değişikliği Sözleşmesi'nin artık bu gerçeklikle yüzleşmesinin zamanı geldi" şeklindeki sözleri, salonda yankı bulsa da nihai metni değiştirmeye yetmedi.

 

ABD masada yoktu, meydan petrol devlerine kaldı

COP30'un en dikkat çekici yanı ise diplomatik bir "boşluk" oldu. İklim değişikliğini bir "aldatmaca" olarak nitelendiren Başkan Donald Trump yönetimindeki ABD, tarihinde ilk kez bir COP zirvesine heyet göndermedi. Deneyimli müzakereci ve eski Almanya İklim Elçisi Jennifer Morgan'a göre bu durum, 12 saat süren aralıksız müzakerelerde petrol üreten ülkelerin sert muhalefetini dengeleyecek bir gücün eksikliğini hissettirdi. Nitekim Suudi Arabistan temsilcisi, her devletin kendi ekonomik koşullarına göre yol haritası çizmesi gerektiğini savunarak, fosil yakıt rezervlerinin kullanımına devam edilmesinden yana tavır koydu. Sonuç olarak, daha önceki COP28'de kararlaştırılan "fosil yakıtlardan uzaklaşma" ilkesi metinde yer alsa da, bu geçişi hızlandıracak bağlayıcı bir dil kullanılmadı.

 

Finansman ve ormanlar için yeni yol haritaları

Zirvenin finansman ayağında ise gelişmekte olan ülkeler ile zengin ekonomiler arasındaki pazarlıklar çetin geçti. Zengin ülkelerin daha önce taahhüt ettiği yıllık 300 milyar dolarlık bağışın yetersiz kalması üzerine, COP30 anlaşmasında uyum fonlarının 2035'e kadar üç katına çıkarılması hedeflendi. Ancak bu kaynağın ne kadarının kamu bütçesinden, ne kadarının özel sektörden sağlanacağı konusundaki belirsizlik giderilemedi.

Buna karşın zirvenin en somut çıktısı doğa koruma alanında oldu. Brezilya, "Tropikal Ormanlar Sonsuza Dek Fonu"nu başlatarak 125 milyar dolarlık bir kaynak yaratmayı hedeflediğini duyurdu. Ormanlarını koruyan ülkeleri finansal olarak ödüllendirmeyi amaçlayan bu girişim, ormansızlaşmayı durdurmak adına umut verici bir adım olarak kayıtlara geçti. Ancak İngiltere gibi bazı büyük ekonomiler, bu fon için şimdilik doğrudan kamu bütçesi taahhüdünde bulunmaktan kaçındı.

 

Protestolar ve yangın gölgesinde bir zirve

İki hafta süren zirve sadece diplomatik değil, fiziksel krizlere de sahne oldu. "Ormanlarımız satılık değil" sloganlarıyla bina işgali gerçekleştiren protestocular ve 13 kişinin dumandan zehirlenmesine yol açan bir yangın nedeniyle oturumlara ara verildi. Tüm bu kaosun ve alınan "yumuşak" kararların ortasında BM Genel Sekreteri António Guterres'in 1.5 derece hedefinin aşılmasının artık "kaçınılmaz" olduğunu kabul etmesi, iklim krizinin ciddiyetini bir kez daha hatırlattı. Ülkelerin güncellenmiş emisyon planlarını sunmakta yavaş kaldığı bu süreçte COP30, beklenen büyük sıçramayı gerçekleştiremese de, küresel diyaloğun kopmaması adına zorlu bir sınavı geride bırakmış oldu.

Okuduğun makale ile ilgili bilgini test et
Demo Talebi